Kürtaj, günlük kullanımda çoğunlukla rahim içindeki istenmeyen bir gebeliğin sonlandırılması anlamında kullanılan bir terimdir. Küretaj ise tıbbi olarak rahim içinden doku alınması veya rahim içeriğinin boşaltılması işlemini ifade eder.
Tıbbi literatürde gebeliğin sonlandırılması için gebelik terminasyonu, vakum aspirasyon veya kullanılan yönteme göre dilatasyon-küretaj gibi farklı ifadeler kullanılabilir. Halk arasında küretaj (kürtaj); kürtaş, kurtaş, kortaj ya da çocuk aldırma gibi farklı tabirlerle de ifade edilmektedir.

Küretaj aslında yalnızca gebelik sonlandırmak amacıyla yapılan bir işlem değildir. Hamile olmadığı halde uzamış veya anormal adet kanamaları ile başvuran hastalarda da bazı durumlarda hem tanı hem de tedavi amacıyla rahim içinden doku örneği alınması veya rahim içeriğinin boşaltılması gerekebilir.
Kürtaj, çocuk aldırma anlamında kullanıldığında sadece tıbbi bir işlem olmaktan çıkar; sosyal, etik, psikolojik ve dini birçok bileşeni içerisinde barındırır.
Kürtaj dünyada farklı yasal düzenlemelere tabi bir işlemdir. Kürtajın gebeliğin kaçıncı haftasına kadar yapılabileceği ve hangi koşullarda uygulanabileceği ülkeler arasında farklılık göstermektedir.
Uluslararası veriler, kürtaja erişimin kısıtlanmasının kürtaj ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmadığını göstermektedir. Buna karşılık güvenli sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu durumlarda güvenli olmayan kürtaj uygulamaları ve bunlara bağlı sağlık sorunları artabilmektedir.
Dünyada kürtajla ilgili yasal düzenlemeler ülkeden ülkeye değişmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nde ise mevcut mevzuata göre, annenin sağlığı açısından tıbbi bir sakınca bulunmaması halinde isteğe bağlı gebelik sonlandırılması gebeliğin 10. haftası doluncaya kadar yasal olarak yapılabilmektedir.
Kürtaj işleminde rahim içerisindeki gebelik dokusu kontrollü şekilde uzaklaştırılarak gebelik sonlandırılır. Erken gebelik dönemindeki cerrahi kürtajlarda günümüzde en sık kullanılan ve önerilen yöntem vakum aspirasyondur.
Kürtajdan önce gebelik haftasının belirlenmesi ve dış gebelik gibi durumların değerlendirilmesi gerekir. Ultrasonografi bu amaçla sıklıkla kullanılır ve gebeliğin rahim içindeki yerleşimi, haftası ve gelişimi hakkında önemli bilgiler sağlar. Ayrıca ultrasonografi; miyomlar, polipler veya rahim içi yapısal farklılıklar gibi işlemi etkileyebilecek durumların değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Vakum yöntemi ile ince plastik Karman kanülleri rahim ağzından, herhangi bir kesi yapılmadan rahim içerisine ilerletilir. Manuel vakum aspiratörü veya elektrikli vakum sistemiyle oluşturulan kontrollü negatif basınç sayesinde rahim içindeki gebelik materyali aspire edilir. İşlem sırasında lokal anestezi uygulanabileceği gibi hastanın tercihine ve tıbbi değerlendirmeye göre kısa süreli sedasyon anestezisi de kullanılabilir.
Vakum aspirasyon, keskin küretaj yöntemine göre rahim duvarında daha az mekanik travmaya neden olan ve komplikasyon riski daha düşük olan bir yöntemdir. İşlem çoğunlukla birkaç dakika içerisinde tamamlanır. Eskiden daha yaygın olarak kullanılan ve küret adı verilen metal aletlerle rahim içinin kazınması yöntemi günümüzde rutin olarak tercih edilmemektedir. Kürtaj işleminde kullanılan kanül ve diğer tüm tıbbi malzemelerin steril olması ve tek kullanımlık malzemelerin tekrar kullanılmaması büyük önem taşır.
Günümüzde kürtaj daha çok vakum aspirasyon yöntemi kullanılarak yapılmaktadır. Vakumlu kürtaj, klasik keskin küretaj yöntemine göre rahim duvarına daha az mekanik temas ve travma oluşturan bir yöntemdir.
Vakum aspirasyonla kürtaj tekniğinde, tek kullanımlık steril kanüller ile rahim ağzından rahim içine girilir ve negatif basınç sağlayan Karman enjektörü veya elektrikli vakum sistemi ile gebelik materyali çekilir. İşlemin tamamlandığı klinik olarak değerlendirilir ve gerekli görülen durumlarda ultrasonografi ile kontrol edilir. İşlem genellikle birkaç dakika içerisinde tamamlanır.
Vakumlu kürtaj, gebeliğin erken dönemlerinde uygulanan, kontrollü ve kısa sürede tamamlanan bir yöntemdir. İşlem öncesinde rahim ağzı uygun şekilde değerlendirilir ve gerekirse hafifçe genişletilir; ardından ince ve esnek bir kanül yardımıyla rahim içine girilerek negatif basınç oluşturan vakum sistemi devreye alınır. Bu basınç sayesinde gebelik dokusu kontrollü şekilde rahim içerisinden uzaklaştırılır.
Vakumlu kürtaj genellikle birkaç dakika içinde tamamlanır, çoğu zaman lokal anestezi veya kısa süreli sedasyon altında uygulanır ve uygun teknik kullanıldığında rahim duvarına mümkün olduğunca az mekanik temasla gerçekleştirilir.
Gebelik sonlandırılması için herkes açısından geçerli tek bir “en uygun hafta” bulunmamaktadır. Öncelikle gebeliğin haftasının ve yerleşiminin değerlendirilmesi gerekir. Erken gebeliklerde rahim içi gebelik çoğunlukla 5-6. haftalar civarında ultrasonografide daha net değerlendirilebilir. Gebelik haftaları kadının son adet tarihinin ilk gününden itibaren hesaplanır. Bazı durumlarda hastalar hesaplama hataları ya da karar vermede gecikmeler nedeniyle hekime daha ileri gebelik haftalarında başvurabilmektedir.
Şu an ülkemizde yasal olarak gebeliğin 10. haftası doluncaya kadar isteğe bağlı kürtaj işlemi yapılabilmektedir. 10 haftanın üzerindeki gebeliklerde ise isteğe bağlı gebelik sonlandırılması yapılamaz. Ancak gebeliğin annenin hayatını tehdit ettiği veya doğacak çocuk açısından kanunda belirtilen ağır tıbbi durumların söz konusu olduğu hallerde, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile ilgili uzmanlık dalından hekimin objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporları doğrultusunda gebeliğin sonlandırılması mümkün olabilir. Embriyo veya fetüsün yaşamını kaybettiği gebeliklerde ise yapılan işlem isteğe bağlı kürtajdan farklı olarak gebelik kaybının tıbbi tedavisi kapsamında değerlendirilir.
Gebelik tahliyesi amacı ile yapılan isteğe bağlı kürtajlarda yasal sınır, gebeliğin 10. haftasının dolmasına kadardır. 10. haftanın üzerinde isteğe bağlı gebelik sonlandırılması ülkemizde yasal değildir. Ancak gebeliğin annenin hayatını tehdit ettiği veya doğacak çocuk açısından kanunda belirtilen ağır tıbbi durumların bulunduğu hallerde, gerekli uzman değerlendirmeleri ve gerekçeli raporlarla gebeliğin sonlandırılması mümkün olabilir. Bu nedenle 10. haftanın üzerindeki her gebelik sonlandırılması “illegal kürtaj” olarak değerlendirilmez; önemli olan işlemin yasal olarak tanımlanan tıbbi koşullara uygun olup olmadığıdır.
Rahim içerisindeki gebelik dokusunun tıbbi yöntemlerle uzaklaştırılması işlemine genel olarak kürtaj denir. Kürtaj istenmeyen gebeliğin sonlandırılması amacıyla yapılabileceği gibi, istenen ancak sağlıklı şekilde devam etmediği tespit edilen gebeliklerin tedavisinde de uygulanabilir.
Embriyonik veya fetal kalp aktivitesinin durması, boş gebelik gibi embriyonun gelişmediği durumlar, gebeliğin devamının annenin hayatını ciddi biçimde tehdit etmesi veya fetüs açısından önemli risk oluşturabilecek bazı tıbbi durumlarda gebeliğin sonlandırılması gerekebilir. Gebelik sırasında kullanılan ilaçlar veya radyasyon maruziyeti ise tek başına otomatik olarak kürtaj gerektirmez; riskin kullanılan maddeye, doza, gebelik haftasına ve maruziyet düzeyine göre uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Çocuk aldırma haricinde kürtaj işlemi; anormal rahim kanaması bulunan kadınlarda, rahim iç tabakasından doku örneği alınması gereken durumlarda veya bazı rahim içi patolojilerin tanı ve tedavisinde de uygulanabilir. Günümüzde endometriumdan doku alınması için ofis biyopsisi veya histeroskopi gibi farklı yöntemler de bulunduğundan, hangi yöntemin kullanılacağı hastanın durumuna göre belirlenir.
Kürtaj, gebeliğin haftası ve uygulanacak yönteme bağlı olmakla birlikte çoğunlukla 5-10 dakika arasında süren bir işlemdir. Gebelik haftası arttıkça veya rahim ağzının hazırlanması gerektiğinde işlem süresi uzayabilir. Sedasyon anestezisi ile kürtaj işlemi yapılan hastalarda cerrahi işlem süresi değişmeyebilir ancak anestezi öncesi hazırlık ve işlem sonrası gözlem nedeniyle sağlık merkezinde geçirilen toplam süre daha uzun olacaktır.
Kürtaj kısa süreli olmakla birlikte cerrahi bir girişimdir. Deneyimli hekimler tarafından uygun sağlık kuruluşlarında, sterilite kurallarına uyularak ve doğru teknikle yapıldığında ciddi komplikasyon görülme riski düşüktür. İşlem öncesinde hastanın mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar, ilaç alerjileri ve daha önce geçirdiği ameliyatlar hakkında hekime bilgi vermesi önemlidir.
Kürtaj olmaya gelirken sedasyon tipi anestezi uygulanacak hastaların açlık ve sıvı alımı konusunda anestezi ekibinin verdiği talimatlara uyması gerekir. Genel olarak elektif sedasyon işlemlerinde katı gıdaların yaklaşık 6 saat önceden bırakılması istenir; berrak sıvılar için ise daha kısa süreler uygulanabilir. Ancak hastanın kendisine verilen özel talimat her zaman önceliklidir. Sigara mümkünse işlem günü kullanılmamalıdır. İşlemin yapılacağı merkeze gelirken, özellikle sedasyon uygulanacaksa, hastanın yanında kendisine eşlik edecek bir yakınının bulunması uygun olur.
İşlemden önce kan grubu ve Rh durumu bilinmelidir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar ise bu ilaçları kendi başlarına kesmemelidir. İlacın kesilip kesilmeyeceğine, ne zaman bırakılacağına veya farklı bir düzenleme gerekip gerekmediğine işlemi yapacak hekim ve gerektiğinde ilacı reçete eden doktor birlikte karar vermelidir.
Kürtaj işleminde vakum aspirasyon yöntemi ile rahim içerisindeki gebelik dokusu kontrollü şekilde uzaklaştırılır. Gebelik sırasında rahim iç tabakası ve gebelikle ilişkili dokuların kanlanması belirgin şekilde artar. Erken gebelikte rahim iç tabakasının gebeliğe uyum sağlamak için değişmiş bölümüne desidua adı verilir. Plasenta ise desidua ile aynı yapı değildir; anneye ve gebeliğe ait farklı dokuların birlikte oluşturduğu ayrı bir yapıdır.
Kürtaj sonrasında bir miktar vajinal kanama veya lekelenme görülmesi beklenen bir durumdur. Kanamanın miktarı ve süresi kişiden kişiye değişebilir; bazı kadınlarda birkaç gün sürerken bazılarında aralıklı lekelenmeler daha uzun devam edebilir. Bu kanamayı “rahmin temizlenme kanaması” olarak tanımlamak yerine işlemin ardından rahim iç dokusunun iyileşmesi ve rahmin kasılmasıyla ilişkili bir kanama olarak değerlendirmek daha doğrudur. Kanamanın giderek artması, normal adet kanamasından belirgin şekilde fazla olması, uzun süre devam etmesi veya ağrı, ateş ve kötü kokulu akıntının eşlik etmesi halinde rahim içi ultrasonografi ve muayene ile değerlendirilmelidir.
Vakum yöntemi ile sedasyon altında yapılan kürtajlarda işlem sırasında ağrı ve rahatsızlık hissini azaltmak için gerekli anestezi ve ağrı kontrolü sağlanır. İşlem sonrasında ise hastaların bir bölümünde adet sancısına benzeyen kramp ve baskı hissi görülebilir. Bunun temel nedeni rahmin işlem sonrasında kasılmasıdır. Rahim ağzının genişletilmesi ve işlem sırasında yapılan manipülasyon da ağrıya katkıda bulunabilir.
Kürtaj sonrası oluşan hafif veya orta dereceli kramplar çoğunlukla basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Ağrı genellikle ilk saatlerde daha belirgindir ve sonraki günlerde giderek azalır. Gebelik haftası ilerledikçe işlem sonrası kramp ve kanama biraz daha belirgin olabilir. Buna karşılık ağrının giderek şiddetlenmesi, ağrı kesicilere rağmen geçmemesi veya ağrıya ateş, kötü kokulu akıntı ya da yoğun kanamanın eşlik etmesi enfeksiyon, rahim içinde doku kalması veya başka bir komplikasyon açısından değerlendirme gerektirir.
Kürtaj sonrası hastaların bir bölümünde işleme bağlı kanama veya lekelenme görülmesi beklenen bir durumdur. Bu kanama birkaç gün sürebileceği gibi bazı kadınlarda aralıklı olarak daha uzun da devam edebilir. Kadınlar bazen bu kanamayı adet olarak değerlendirebilir ancak işlemden hemen sonra görülen bu kanama doğal menstrüel döngü sonucunda oluşan adet kanaması değildir.
Kürtaj sonrasında yumurtalıkların normal döngüsü yeniden başlar ve yumurtlama ilk adet kanamasından önce gerçekleşebilir. Kürtajdan sonraki ilk adet çoğunlukla işlemden yaklaşık 4-6 hafta sonra görülür. Bazı kadınlarda bu süre biraz daha uzayabilir. Adetin uzun süre başlamaması halinde gebelik olasılığı da dahil olmak üzere diğer nedenlerin değerlendirilmesi için gebelik testi yapılması ve gerekirse hekim kontrolüne başvurulması uygun olur.
Kürtaj işleminde erken gebelik haftalarında tercih edilen cerrahi yöntem vakum aspirasyondur. Uygun koşullarda, steril malzemeler kullanılarak ve deneyimli hekimler tarafından gerçekleştirildiğinde ciddi komplikasyonlar seyrektir. Bununla birlikte işlem öncesinde, işlem sırasında veya sonrasında hastanın ihtiyacına göre bazı ilaçların kullanılması gerekebilir.
Kürtaj esnasında lokal anestezik ilaçlar veya sedasyon amacıyla kullanılan ilaçlar hastanın işlem konforunu artırabilir. Gerektiğinde rahmin kasılmasını artıran ve kanamayı kontrol etmeye yardımcı olan ilaçlar da kullanılabilir. Cerrahi kürtajlarda enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla profilaktik antibiyotik önerilmektedir. Bu antibiyotikler tercihen işlem öncesinde veya işlem sırasında uygulanır. İşlem sonrasında ise hastanın ihtiyacına göre ağrı kesici veya farklı ilaçlar reçete edilebilir.
Komplikasyonsuz vakum aspirasyon sonrasında her hastanın mutlaka 10-14 gün içinde rutin kontrole gelmesi tıbbi açıdan zorunlu değildir. Bununla birlikte hekimin değerlendirmesine, gebelik haftasına, işlem sırasında elde edilen bulgulara veya hastanın şikâyetlerine göre kontrol planlanabilir. Yoğun kanama, giderek artan ağrı, ateş, kötü kokulu akıntı veya gebelik belirtilerinin devam etmesi gibi durumlarda ise planlanan kontrol tarihini beklemeden hekime başvurulmalıdır.
Deneyimli hekimler tarafından uygun sağlık koşullarında ve doğru teknik kullanılarak yapılan vakum aspirasyonla kürtaj, komplikasyon riski düşük bir işlemdir. Ancak sonuçta rahim içine yapılan cerrahi bir girişim olduğu için tamamen risksiz değildir ve bazı komplikasyonlardan bahsetmek gerekir.
Bu komplikasyonların önemli bir bölümü uygun koşullarda işlem yapılmasıyla azaltılabilir ancak tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir. İşlemin deneyimli bir hekim tarafından yapılması, sterilite kurallarına uyulması, tek kullanımlık steril kanüllerin tercih edilmesi, gebelik haftasının ve rahmin yapısının doğru değerlendirilmesi ve uygun cerrahi tekniğin kullanılması komplikasyon riskini azaltır. Cerrahi kürtajlarda enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla işlem öncesinde veya işlem sırasında koruyucu antibiyotik uygulanması da önerilmektedir.
Kürtaj işlemi uygun koşullarda ve doğru teknikle yapıldığında genel olarak gelecekteki doğurganlığı olumsuz etkileyen bir işlem değildir. Komplikasyonsuz bir kürtajdan sonra kadının tekrar gebe kalabilme olasılığında belirgin bir azalma beklenmez.
Bununla birlikte nadiren gelişebilen bazı komplikasyonlar doğurganlığı dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle rahim içinin keskin küretle aşırı kazınması sonucunda rahim içinde yapışıklıklar oluşması veya tedavi edilmeyen ciddi rahim içi enfeksiyonları ilerleyen dönemde gebelik şansını etkileyebilir. İki kürtaj arasındaki sürenin kısa olması tek başına rahim içi yapışıklık nedeni olarak kabul edilmez; asıl önemli olan kullanılan yöntem, rahim içine yapılan mekanik müdahalenin derecesi ve komplikasyon gelişip gelişmediğidir.
Kürtaj kelimesi tarihsel olarak rahim içindeki dokuların küret adı verilen bir alet yardımıyla çıkarılması işlemini ifade eder. Günümüzde ise gebelik sonlandırmalarında özellikle erken gebelik haftalarında keskin küretaj yerine daha çok vakum aspirasyon yöntemi kullanılmaktadır. Rahim içinden doku alınması yalnızca istenmeyen gebeliklerin sonlandırılmasında değil, düşük sonrası rahim içinde doku kalması veya bazı rahim içi hastalıkların değerlendirilmesi gibi farklı durumlarda da gerekebilir.
Konuya gebelik açısından baktığımızda; gebeliğin gelişiminin durması, embriyo veya fetüsün kalp aktivitesinin kaybolması, gebeliğin annenin hayatını ciddi şekilde tehdit etmesi veya fetüste ağır tıbbi sorunların saptanması gibi durumlarda gebeliğin sonlandırılması gündeme gelebilir. Türkiye'de 10 haftanın üzerindeki gebeliklerde tıbbi nedenlerle gebeliğin sonlandırılması, ilgili mevzuatta belirtilen şartlar ve gerekli uzman değerlendirmeleri doğrultusunda gerçekleştirilir.
Kadının mağduru olduğu bir suç sonucunda gebelik oluşması halinde ise Türk Ceza Kanunu'nda, gebeliğin 20 haftadan fazla olmaması, kadının rızasının bulunması ve işlemin uzman hekimler tarafından hastane ortamında gerçekleştirilmesi koşullarına ilişkin ayrıca bir düzenleme bulunmaktadır.
Kürtaj sonrasında hafif kanama, lekelenme ve adet sancısına benzeyen kramplar çoğunlukla normal kabul edilir. Ancak bazı belirtiler komplikasyon geliştiğinin habercisi olabilir.
durumlarında işlemi gerçekleştiren hekim veya uygun bir sağlık kuruluşu ile iletişime geçmek gerekir.
Kürtaj sonrası tekrar hamile kalmak mümkündür. Yumurtlama ilk adet kanaması görülmeden önce başlayabileceğinden kürtajdan kısa süre sonra yeniden gebelik oluşabilir. Bu nedenle hemen yeni bir gebelik planlanmıyorsa uygun korunma yönteminin kürtaj sırasında veya sonrasında planlanması önemlidir.
Doğum kontrol hapı, implant ve bazı diğer korunma yöntemlerine uygun hastalarda işlemden hemen sonra başlanabilir. Rahim içi araç da uygun hastalarda cerrahi kürtajın tamamlandığı aynı seansta uygulanabilir. Hangi yöntemin tercih edileceği hastanın sağlık durumu ve gebelik planına göre belirlenmelidir.
Kürtaj veya küretaj kelimesi, rahim içerisinden doku çıkarılması işlemini tanımlamak için kullanılan tarihsel bir terimdir. Gebelik sonlandırılması uzun yıllar bu yöntemle yapıldığı için halk arasında kürtaj kelimesi büyük ölçüde gebelik sonlandırılması ile özdeşleşmiştir. Ancak rahim içinden doku alınması gebeliğin olmadığı bazı durumlarda da gerekli olabilir.
Adet düzensizliği veya anormal rahim kanaması olan kadınlarda, menopoz öncesinde veya sonrasında rahim iç tabakasında kalınlaşma tespit edildiğinde rahim içinden doku örneği alınarak patolojik inceleme yapılması gerekebilir. Günümüzde bu amaçla her hastada klasik küretaj yapılması yerine ofis tipi endometrial biyopsi, pipelle biyopsi veya histeroskopi gibi yöntemler de kullanılmaktadır. Çok yoğun rahim kanaması bulunan seçilmiş hastalarda ise hem tanı koymak hem de kanamayı kontrol altına almak amacıyla rahim içinin boşaltılması gerekebilir.
Kürtajda anestezi, işlemin hasta açısından mümkün olduğunca konforlu ve güvenli şekilde yapılabilmesi için kişinin sağlık durumuna ve uygulanacak yönteme göre planlanır. Lokal anestezide rahim ağzı çevresi uyuşturulur. Bunun yanında damar yoluyla uygulanan kısa süreli sedasyon ile hastanın işlem sırasında rahatlaması ve ağrı hissinin azaltılması sağlanabilir. Bazı durumlarda daha derin anestezi yöntemleri de tercih edilebilir.
Anestezi seçimini; gebelik haftası, hastanın tıbbi öyküsü, kullanılan ilaçlar, daha önceki gebelik ve doğumları, kaygı düzeyi ve işlemin gerçekleştirileceği sağlık kuruluşunun koşulları birlikte belirler.
Lokal anestezi ile kürtaj yapılabilir ve özellikle erken gebelik haftalarında tercih edilebilen yöntemlerden biridir. Bu yöntemde rahim ağzı çevresi lokal anestezik ilaçlarla uyuşturulur ve hasta işlem sırasında uyanıktır.
Lokal anestezi ağrıyı önemli ölçüde azaltmakla birlikte rahmin kasılmasına bağlı kramp, baskı veya çekilme hissi tamamen ortadan kalkmayabilir. Hastanın ağrı eşiği ve kaygı düzeyi yüksekse kısa süreli sedasyon daha konforlu bir seçenek olabilir.
Kürtaj sırasında hissedilen ağrı; uygulanan yönteme, anestezi şekline, gebelik haftasına ve kişinin ağrı eşiğine göre değişebilir. Uygun lokal anestezi veya sedasyon altında ağrı büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
İşlem sonrasında ise rahmin kasılmasına bağlı olarak adet sancısına benzeyen kramplar görülebilir. Bu ağrılar çoğunlukla ilk saatlerde daha belirgindir ve zaman içerisinde azalır. Giderek artan veya ağrı kesicilere rağmen geçmeyen şiddetli ağrı normal kabul edilmez ve değerlendirilmelidir.
Hayır. Türkiye'de kürtaj yasak değildir. Mevcut yasal düzenlemelere göre, annenin sağlığı açısından tıbbi bir sakınca bulunmaması halinde isteğe bağlı gebelik sonlandırılması gebeliğin 10. haftası doluncaya kadar yapılabilir.
Evli veya bekar olmak yasal gebelik haftasını değiştirmez ancak onam sürecini etkiler. Reşit ve evli olmayan bir kadın kendi rızasıyla işlem yaptırabilirken, mevcut mevzuata göre evli kadınlarda eş rızası da aranmaktadır. Reşit olmayan kişilerde ise farklı onam ve yasal prosedürler söz konusudur.
Kürtaj işleminin kendisi genellikle kısa sürer. Erken gebelik haftalarında vakum aspirasyon işlemi çoğu hastada yaklaşık 5-10 dakika içerisinde tamamlanabilir.
Ancak kliniğe geliş, muayene, ultrasonografi, anestezi hazırlığı ve işlem sonrası gözlem süresi de hesaba katıldığında sağlık kuruluşunda geçirilen toplam süre daha uzun olacaktır. Sedasyon uygulanmışsa hastanın tamamen kendine gelmesi için bir süre dinlenmesi gerekir.
Tıbbi olarak “1 haftalık gebelik” ifadesi çoğu zaman yanlış anlaşılmaktadır. Gebelik haftası döllenme tarihinden değil, son adet tarihinin ilk gününden itibaren hesaplanır. Bu nedenle gebeliğin 1. haftasında aslında döllenme henüz gerçekleşmemiştir.
Halk arasında “bir haftalık hamileyim” denildiğinde bazen adet gecikmesinin bir hafta olması kastedilmektedir. Adet bir hafta gecikmişse düzenli adet gören bir kadında gebelik yaşı yaklaşık 5 hafta civarında olabilir. Bu nedenle gebelik haftasının son adet tarihi ve gerektiğinde ultrasonografi ile değerlendirilmesi gerekir.
Tıbbi gebelik hesaplamasında 2. gebelik haftası yaklaşık olarak yumurtlamanın ve olası döllenmenin gerçekleştiği döneme karşılık gelir. Bu nedenle “2 haftalık bebek” şeklindeki ifade tıbbi açıdan doğru değildir.
Gebelik testi döllenmeden belirli bir süre sonra pozitifleşir. Transvajinal ultrasonografide gebelik kesesi ise çoğunlukla son adet tarihine göre yaklaşık 4,5-5. gebelik haftalarından itibaren görülmeye başlanabilir; ancak bu zamanlama kişiden kişiye değişebilir.
Ultrasonografide rahim içinde gebelik kesesi henüz görülmüyorsa gebeliğin çok erken olması yanında dış gebelik olasılığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle yalnızca pozitif gebelik testine bakılarak işlem planlamak yerine gebeliğin haftası ve yerleşimi hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Tıbbi terminolojide gebeliğin erken döneminde “embriyo”, daha sonraki döneminde ise “fetüs” ifadeleri kullanılır. Embriyonik dönem yaklaşık olarak 10. gebelik haftasının sonuna kadar devam eder; bundan sonraki dönem fetal dönem olarak adlandırılır.
Türkiye'de isteğe bağlı kürtaj mevcut mevzuata göre gebeliğin 10. haftası doluncaya kadar yapılabilir. Bu nedenle 14 haftalık sağlıklı bir gebeliğin yalnızca kişinin isteğine bağlı olarak sonlandırılması yasal değildir.
Ancak 10 haftanın üzerindeki gebeliklerde annenin hayatını tehdit eden ciddi bir sağlık sorunu veya kanunda tanımlanan ağır fetal durumların bulunması halinde gerekli uzman değerlendirmeleri ve gerekçeli raporlarla gebeliğin sonlandırılması mümkün olabilir. Fetüsün kalp aktivitesinin kaybolduğu gebelikler ise isteğe bağlı kürtajdan farklı olarak gebelik kaybının tıbbi tedavisi kapsamında değerlendirilir.
Kadının mağduru olduğu bir suç sonucunda gebelik oluşmuşsa Türk Ceza Kanunu'nda ayrıca, gebeliğin 20 haftadan fazla olmaması, kadının rızasının bulunması ve işlemin uzman hekimler tarafından hastane ortamında gerçekleştirilmesi koşullarını içeren özel bir düzenleme bulunmaktadır.
Türkiye'deki mevcut mevzuata göre 18 yaşını tamamlamış ve evli olmayan bir kadın, diğer yasal ve tıbbi koşulların sağlanması halinde gebeliğin 10. haftası doluncaya kadar kendi rızasıyla isteğe bağlı gebelik sonlandırma işlemi yaptırabilir. Partner veya erkek arkadaşın onayı gerekmez.
Evli kadınlarda ise 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun kapsamında isteğe bağlı rahim tahliyesinde eşin rızası da aranmaktadır.
18 yaşından küçük kişiler açısından durum farklıdır. Mevzuatta küçüğün kendi rızasının yanında veli izni de düzenlenmiştir. Ayrıca gebeliğin bir suçla ilişkili olabileceğini düşündüren durumlarda sağlık çalışanlarının ayrı yasal bildirim yükümlülükleri doğabileceğinden, konuyu yalnızca belirli bir yaş sınırına indirgemek doğru değildir.
Komplikasyonsuz bir vakum aspirasyon sonrasında rahimde kalıcı ve kürtaja özgü bir iz oluşması beklenmez. İşlemden uzun süre sonra yapılan standart jinekolojik muayene veya ultrasonografi ile bir kadının geçmişte kürtaj yaptırdığının kesin olarak anlaşılması genellikle mümkün değildir.
İşlemden hemen sonraki dönemde rahim içindeki görünüm, kanama veya gebelik hormonu düzeyi yakın zamanda bir gebelik bulunduğunu düşündürebilir; ancak bunlar yalnızca kürtaja özgü bulgular değildir ve düşük sonrasında da görülebilir. β-hCG değeri işlemden sonra giderek düşer ancak gebelik testleri birkaç hafta boyunca pozitif kalabilir.
Burada fiziksel muayene ile tıbbi kayıtları birbirinden ayırmak gerekir. Sağlık kuruluşunda yapılan işlemler doğal olarak ilgili sağlık kayıtlarında yer alabilir.
18 yaşını tamamlamış, karar verme yeterliliğine sahip bir hastanın sağlık bilgileri tıbbi gizlilik ve kişisel verilerin korunması kapsamındadır. Hastanın izni olmadan sağlık bilgilerinin anne, baba veya diğer aile üyeleriyle rutin olarak paylaşılması söz konusu değildir.
Bununla birlikte yasal zorunluluk bulunan durumlar bunun istisnasıdır. Mevcut mevzuata göre evli kadınlarda isteğe bağlı kürtaj için eş rızası aranması buna örnektir. Reşit olmayan kişilerde veli izni ve olası suç şüphesinin bulunduğu durumlarda sağlık çalışanlarının bildirim yükümlülükleri de ayrıca değerlendirilir.
Kürtaj sonrası kanama miktarı ve süresi kişiden kişiye değişebilir. Bazı kadınlarda yalnızca birkaç gün hafif kanama veya lekelenme görülürken bazılarında aralıklı lekelenmeler 1-2 hafta veya daha uzun süre devam edebilir. Hiç kanama olmaması da tek başına işlemin başarısız olduğu anlamına gelmez.
Kanamanın zaman içinde azalması beklenir. Buna karşılık kanamanın giderek artması, iki saat boyunca saatte yaklaşık iki büyük pedi tamamen dolduracak kadar fazla olması, kötü kokulu akıntı, ateş veya şiddetli ağrı ile birlikte görülmesi halinde hekime başvurmak gerekir.
Uzamış kanamalarda rahim içinde doku kalması, enfeksiyon veya eşlik eden miyom ve polip gibi başka nedenler açısından muayene ve gerektiğinde ultrasonografi yapılabilir.
Tıbbi olarak ilaçla gebelik sonlandırma, yani medikal abortus adı verilen bir yöntem vardır ve dünyanın birçok ülkesinde belirli gebelik haftalarında kullanılmaktadır. Bu nedenle “ilaçla kürtaj mümkün değildir” demek doğru değildir.
Ancak Türkiye'de medikal gebelik sonlandırmada kullanılan ilaçların ruhsat ve erişim koşulları farklıdır ve bu yöntem rutin olarak hastanın eczaneden ilaç alıp kendi başına uygulayabileceği bir yöntem değildir. İnternetten veya başka kaynaklardan temin edilen ve “düşük hapı” adıyla satılan ilaçların hekim değerlendirmesi olmadan kullanılması; aşırı kanama, tamamlanmamış düşük, enfeksiyon ve özellikle fark edilmemiş dış gebelik gibi ciddi sorunlara yol açabilir.
Bu nedenle gebeliğini sonlandırmak isteyen bir kadının öncelikle kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Türkiye'de isteğe bağlı gebelik sonlandırılması için yasal sınır gebeliğin 10. haftasının dolmasıdır. Gebelik ay yerine hafta üzerinden takip edildiği için “2,5 aylık” gibi ifadeler yerine hafta hesabını kullanmak daha doğrudur.
Gebelik haftası son adet tarihinin ilk gününden itibaren hesaplanır. Adet düzensizliği olan veya son adet tarihini hatırlamayan kadınlarda ultrasonografi gebelik haftasının değerlendirilmesine yardımcı olur.
10 haftanın üzerindeki gebeliklerde isteğe bağlı kürtaj yapılamaz. Ancak kanunda tanımlanan tıbbi zorunlulukların bulunduğu durumlar için farklı hükümler bulunmaktadır.
Türkiye'deki mevzuat, gerekli koşulları sağlayan kamu ve özel sağlık kuruluşlarında yasal sınırlar içerisinde gebelik sonlandırılmasına olanak tanımaktadır. Dolayısıyla kürtaj yalnızca özel kliniklerde yapılabilen bir işlem değildir.
Ancak uygulamada her devlet hastanesinde isteğe bağlı kürtaj hizmeti verilmeyebilir. Hastanenin hizmet politikası, uzman ve ameliyathane olanakları gibi nedenlerle kurumlar arasında farklılık görülebilmektedir. Bu nedenle işlem düşünülüyorsa ilgili hastanenin kadın hastalıkları ve doğum biriminden önceden bilgi almak uygun olur.
Düşük (abortus) gebeliğin kendiliğinden sonlanmasıdır ve her düşükten sonra kürtaj yapılması gerekmez.
Tam düşükte (komplet abortus) gebelik dokusunun tamamı rahim dışına atılmıştır. Hastanın kanaması kontrol altındaysa ve yapılan değerlendirmede rahim içinde müdahale gerektiren doku görülmüyorsa ek bir cerrahi işlem gerekmeyebilir.
Tam olmayan düşükte (inkomplet abortus) ise gebelik dokusunun bir bölümü rahim içinde kalmıştır. Böyle bir durumda hastanın kanama miktarı, ağrısı, enfeksiyon bulguları, gebelik haftası ve ultrasonografi bulguları birlikte değerlendirilir. Tedavide bekleme, uygun ilaçlarla tedavi veya vakum aspirasyon seçeneklerinden biri tercih edilebilir.
Bu nedenle ultrasonografide rahim içinde bir miktar doku görülmesi tek başına her zaman acil kürtaj yapılması gerektiği anlamına gelmez. Hastanın klinik durumu tedavi kararında en önemli belirleyicilerden biridir.
Kürtaj lokal anestezi ile yapılacaksa her hastada uzun süreli açlık gerekmeyebilir. Ancak sedasyon veya anestezi uygulanacak hastaların işlem öncesindeki açlık ve sıvı tüketimi konusunda anestezi ekibinin verdiği talimatlara uyması gerekir.
Hastalarıma bu konuda genel bir saat vermek yerine, işlemin hangi anestezi yöntemiyle yapılacağına göre verilen kişisel talimatı uygulamalarını öneririm. Çünkü katı gıdalar ve berrak sıvılar için gerekli açlık süreleri aynı değildir.
Kürtaj sonrasında kandaki ve idrardaki β-hCG hormonu bir anda sıfırlanmaz. Gebelik dokusu uzaklaştırıldıktan sonra hormon seviyesi giderek düşer ve gebelik testleri bir süre daha pozitif sonuç verebilir.
Bu süre başlangıçtaki gebelik haftasına ve β-hCG düzeyine göre değişir. Bu nedenle kürtajdan birkaç gün sonra yapılan pozitif gebelik testi tek başına gebeliğin devam ettiğini göstermez. Buna karşılık testlerin uzun süre pozitif kalması veya gebelik belirtilerinin devam etmesi halinde hekim değerlendirmesi gerekir.
Kürtaj sonrasında cinsel ilişkiye başlamak için herkes açısından geçerli kesin bir gün bulunmamaktadır. Kanama ve ağrının belirgin şekilde azalmış olması, hastanın kendisini fiziksel olarak hazır hissetmesi ve enfeksiyon düşündüren bir bulgunun bulunmaması önemlidir.
İşlemi yapan hekimin kişiye özel önerisine uyulmalıdır. Ateş, kötü kokulu akıntı, yoğun kanama veya belirgin ağrı varsa cinsel ilişkiye başlanmadan önce mutlaka değerlendirme yapılmalıdır.
Kürtaj sonrasında yumurtlama oldukça kısa sürede yeniden başlayabilir. Hatta ilk adet görülmeden önce yumurtlama gerçekleşebileceği için kürtajdan sonraki ilk adet beklenmeden tekrar hamile kalmak mümkündür.
Yeni bir gebelik istenmiyorsa uygun doğum kontrol yönteminin kürtaj sonrasında geciktirilmeden planlanması gerekir. Gebelik planlayan kadınlarda ise komplikasyonsuz bir erken gebelik sonlandırmasından sonra herkese uygulanması gereken uzun bir bekleme süresi bulunmamaktadır. Kişinin fiziksel ve psikolojik olarak hazır olması ve varsa tıbbi sorunlarının değerlendirilmesi önemlidir.
Uygun hastalarda rahim içi araç yani spiral, vakum aspirasyon işleminin başarıyla tamamlanmasının hemen ardından aynı seansta takılabilir. Böylece yeni bir gebelikten korunma işlem sonrasında hemen başlamış olur.
Ancak enfeksiyon şüphesi, rahim içi anomaliler veya işlemin seyrinde gelişen bazı komplikasyonlar varsa spiral takılması ertelenebilir. Hastanın hangi doğum kontrol yöntemine uygun olduğu bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Komplikasyonsuz ve erken gebelik haftasında yapılan vakum aspirasyon sonrasında kadınların büyük bölümü kısa sürede günlük hayatına dönebilir. Kendini iyi hisseden bir hasta çoğunlukla ertesi gün normal günlük aktivitelerini sürdürebilir.
Sedasyon uygulanmışsa işlem günü araç kullanmak, önemli kararlar almak veya dikkat gerektiren işler yapmak uygun değildir. Ağır fiziksel iş yapan kişilerde ise işe dönüş süresi hastanın kendisini nasıl hissettiğine göre değişebilir.
BU SAYFA BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR
Bu sayfada yer alan bilgiler genel tıbbi bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve kişisel muayene, tanı veya tedavinin yerini tutmaz. Gebeliğin sonlandırılmasıyla ilgili yöntem, uygunluk ve takip planı; gebelik haftası, kişinin sağlık durumu ve yürürlükteki mevzuat dikkate alınarak hekim tarafından bireysel olarak değerlendirilmelidir. Bu bilgiler herhangi bir ilacın veya tıbbi yöntemin hekim değerlendirmesi olmadan uygulanması amacıyla kullanılamaz.